Müzik > haber > yeni albüm > röportaj
23 Şubat 2012 12:22
RÖPORTAJ: HERMAN TAŞÇIOĞLU
Vokalde Balamir Nazlıca, klavyede Hatice Arıcı ve gitarda Emrah Akar'dan oluşan, 80’lerin izlerini 2000’lerin elektronik altyapısıyla birleştiren ve geçtiğimiz günlerde ilk albümleri 'Aftermath'ı yayımlayan rock tınılı synthpop topluluğu Soaked gnctrkcll'e konuk oldu!
• Sizce Soaked neden bu kadar çok seviliyor?
Çünkü saçmalamıyoruz, kandırmıyoruz, geçiştirmiyoruz! Dinleyen insanlara, kendimize ve yaptığımız işe saygı duyuyoruz. Taviz vermiyoruz, dalga geçmiyoruz, para ve popülerlik birincil amacımız değil, amaç iyi müzik!
• Başarıyı neyle açıklıyorsunuz?
Disiplin, inanç, çalışma, çalışma, çalışma...
• İyi müzik yapanların kolayca fark edilebildiği bir yerde mi yaşıyoruz?
Balamir Nazlıca: Sence böyle olsaydı bu soruyu sorar mıydın? Neye önem verildiğinin neyin öne çıkarıldığının neyin şah neyin şahbaz olduğunun herkes çok iyi farkında. Yozlaşmış bir zevk var memlekette. 'İnsanlar bunu istiyor' ile açıklamak ve işin içinden çıkmak herkese haksızlık olur. İyi müzik yapmak isteyen yapar, iyi müzik dinlemek isteyen de dinler. Fakat öne çıkarılan dayatılan değerler insanın içini acıtıyor. Haberlere bakın, magazin denen saçmalığa bakın, sokağa bakın, aynaya bakın!
• Şarkı söylemek, tanımadığın insanlara müziğinle hikayelerini anlatmak nasıl bir duygu?
Nazlıca: Hani derler ya çocuğun olana kadar bu hissi anlayamazsın. Bana müzik o hissi veriyor. Bunun için varım, bunun için yaşıyorum. Şarkı söylerken ayrı bir gezegendeyim, bundan eminim. Müzik ile fetih gerçekleştiriyoruz!
• Hayatlarınızda müziğin yer almaya başlaması nasıl oldu?
Hatice Arıcı: Ben eline saç fırçası alıp şarkı söyleyen ufaklıklardanım. Müzik algımda duruş ya da duygu olarak beni besleyen isimlerse The Cure, Nina Hagen, Siouxsie & The Banshees, David Bowie, Nick Cave, Slowdive, Bauhaus, Cocteau Twins, Ella Fitzgerald gibileri...
• Nasıl bir araya geldiniz?
Hatice Balamir’in komşusuydu, birlikte müzik yapalım dediler bir süre yaptılar, o eski kayıtlar hep duruyor! Sonra ara verdiler... Emrah da Hatice’nin eski bir dostuydu, sonra Balamir’le Hatice’den bağımsız olarak tanıştılar. İstanbul bu konuda dünyanın en garip yeri, 20 milyon insan var ama sürekli bir şekilde yollar kesişiyor.
• Albümden bu yana Soaked cephesinde neler değişti?
Nazlıca: Çalışma, üretme ve kasları sıcak tutma konusunda değişen bir şey yok, hatta hızımız sürekli artıyor diyebiliriz. Albümün çıktığı gün, ikinci albüm sürecinin başladığı gün oldu.
• Albümün adı 'Aftermath' [Kötü Sonuç]. Neden?
Nazlıca: Albüme adını veren duygu aslında biraz insanların sonuçları koşulsuz şartsız kabul edişini sorguluyor. Sizden bağımsız sizi etkileyen olaylar oluyor. Buna rağmen sürekli dünyevi şeylerin peşinde koşuyoruz. Ruha dair, soru sormaya dair bir ilgi ve isteksizlik sözkonusu, bu nasıl oluyor? Bir yandan biraz da 'Neden burada bu insanların arasında bu dünyadayım, bunu değiştiremiyorum ve kalbim kırılıyor' duygusu var.
Arıcı: Besteler Balamir’in uzun yıllar önce başladığı beste sürecinin sonucu. Sonra bir araya gelindi, hamurlar şekillendi, hazır şekiller hafif şekil değiştirdi ve herkes bir parçasını koydu ortaya. Yaşadığımız dünya bizi şaşırtıyor. Her gün yeni bir şeye şok oluyoruz, anlayamıyoruz!

• Röportajlarından birinde 'Bu kadar gezegenin arasında yalnız olduğumuza inanmak veya mistik bir gücün olmadığını düşünmek bende derin bir boşluk hissi uyandırıyor' demişsin…
Nazlıca: Çocukken uzay boşluğu hep tüylerimi diken diken ederdi. O derinlik ve karanlık hissinden kurtulmak için aslında kafamızı meşgul tutuyoruz. Nietzsche'nin 'Herhangi bir açıklama hiçbir açıklamadan iyidir' cümlesi bence hayatımızı birçok anlamda özetliyor. Ben bu manasızlığı doldurmaya çalışıyorum. Boşlukta, bir topun içinde süzülüyoruz. Bunu unutmamak gerekiyor! Bu his insanda şimşekler çaktırmalı galaksiler açmalı. Bende en azından öyle!
• Yine röportajlarından birinde 'Popüler olan değil, içi dolu olan, emek harcanan, özel ve farklı olan önemlidir. Soaked bir etkinlik değil!' demişsin. Müzik sence ne yönde ilerliyor? Islanıyor mu?
Nazlıca: Çocukken müzik beni heyecanlandırırdı. Şimdi ise en korktuğum şey sağır olmak. Sanat denklemi anlamında bence insanlığın en üst noktası müziktir. Ötesi yok. Dünya sanat anlamında mükemmel gidiyor. Türkiye içinse aynı şeyi demek kocaman bir yalan olur.
• Deneyselliğe ne kadar açıksınız? Albümün ne kadarı doğaçlama?
Nazlıca: Son derece açığız ve bir çok şey de doğaçlamalarla oluşan detayların bir araya gelmesiyle şekillendi. Şarkıların yapısı belliydi, ne istediğimiz çok belliydi ve böylece şarkıların detayları oluştu...
• Soaked beslenme çantasında müzikseverler için neler mevcut?
Emrah Akar: Soaked aslında yaptığı müziğin dışında bireylerle de cok zengin bir mutfağa sahip. Hep söylediğimiz gibi Soaked’un müziği de bu melezliğin sonucu. Müzik subjektif bir konu ama her dinleyen Soaked’da ya da ona yansımalarıyla tat katmış müzisyenlerin beslenme çantasında tatmaktan zevk alacakları şeyler bulacaklardır.

• Synthpop türüyle aranızdaki bağ nasıl kuruldu?
Akar: Önce birini kendinize yakın hissedersiniz ve zaman geçirdikçe daha çok alışıp sahiplenir ve seversiniz. Severken iyice bağlanırsınız ve artık sizin bir parçaniz gibi olur, onsuz olmayı düşünemezsiniz. Müzik benim için işte bu; Son dönemdeki sevgililerim de Hatice ve Balamir. Synthpop ise bu ilişkinin ortak zevki.
Arıcı: Çok mutlu ve olumlu müzikleri sevmem. Çok mutlu insanları da çok sevmem. Karanlık ve garip şeylere engelleyemediğim bir düşkünlüğüm var. Synthpop tarihini ve gelişimini çok iyi bilen biri olmadım hiç ama dinlediğim müzik dönemi itibariyle beni eskiye sapladı. Güncel ve anaakım olanı reddetmeye meyilliyim, bu konuda sabit fikirliyim.
• Hatice, sana hangi soruyu sorsaydım asla cevaplamazdın?
Arıcı: Amacı yanıt almak olmayan, saldırmak, yaralamak ya da incitmek olan ya da yanıtının önemsenmeyeceği bir soruyu yanıtlamazdım.
• Bir kadın olarak iki erkekle birlikte müzik yaparken neler yaşıyorsun?
Arıcı: Müzik yaptığımız an provada, stüdyoda ya da sahnede aslında cinsiyetsiz olduğumuz bir alandayız. O anlamda bir kadının iki erkekle yaşadığı bir deneyimden çok, 'ben'in 'onlar'la yaşadığı şeyi anlatabilirim. Yaşanan şey fiziksel değil aslında ruhani; ibadet gibi...
• Kendinizi rock grubu olarak mı, pop grubu olarak mı, yoksa elektronik müzik yapan bir ekip olarak mı görüyorsunuz?
Nazlıca: Kendimizi bağımsız bir ekip olarak görüyoruz. Tanımlamalar birbirine girebiliyor. Hiç bir zaman haydi şu türde müzik yapalım diye bir araya gelmedik, müzik yapmak için bir araya geldik, kendimizden sevdiğimiz müzikten kendi müziğimizden parçaları bir araya getirdik. Soaked Soaked müziği yapmaktadır. Soaked bir müzik grubudur ve iletmek istediklerini synthesiser ağırlıklı elektro-rock müzikle yapmaktadır. Müziğimiz hafif karanlık, eğlenceli ve seksi bir müzik olarak tanımlanabilir.

• Balamir, vaktiyle vokal olarak kimlerden etkileniyordun, şimdi kimlerden etkileniyorsun?
Nazlıca: Her dem Nick Cave, Tindersticks, Leonard Cohen ve DM.
• Kariyer planlarınızın içinde yurtdışı var mı?
Akar: Müzik işinin Misak-i milli sınırları içerisinde yapılmasının zor yorucu yıpratıcı ve gereksiz olduğunu düşünüyorum. Bu vizyon ve tercih meselesi tabi ki...
• Soaked severlere gardrobunuzu teşhir eder misiniz?
Nazlıca: Bir sci-fi deliliğim söz konusu. Felsefe ise aklımın her köşesinde. Bladerunner albümü müziğin nerelere gidebileceğini gösteriyor; Buradan Vangelis’e sonsuz saygı. Nick Cave ile hayatın aslında siyah beyaz olmadığını keşfediyoruz. Sting ise müziğin ruha nasıl işlediğini gösteriyor. The Human League, New Order, The Smiths, Michael Jackson, Madonna, George Michael ve Depeche Mode bu işin nasıl olması gerektiğine dair ders veriyor. Daha derinlerde ise Chopin gibileri bizleri zamansız bırakıyor.
• Yarını düşündüğünüzde, dünden farklı neler çıkıyor karşınıza?
Nazlıca: Yarını düşünmek romantik bir düşünce, biz de romantik insanlarız; bu açıdan bir sorun yok. Fakat biz çalışmaya, plana ve emeğe inanıyoruz. Yani hayal kuruyoruz ama bu hayallerin gerçekleşmesini ümit etmiyoruz, planlıyoruz! Her gün yeni bir şey katıyor ve bir şeyleri de alıyor... Dünden farklı olarak karşımıza çıkan tek şey herşeyin efendisi olan zaman!
• Sizce gelmiş geçmiş en iyi Synthpop grubu hangisi?
Akar: Tabiki Soaked’dur ya da olacaktır!