9 Ocak 2012 13:13
Film Kritik: Serdar Akbıyık
Son dönemde artan kadına şiddeti odağına alan hem kahkaha attıran hem de düşündüren bir film Kurtuluş Son Durak. Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Damla Sönmez, Asuman Dabak gibi muhteşem kadın oyuncular filmi sürüklüyor...
Türk sineması bizi şaşırtmaya devam ediyor. Bir festivale gidiyoruz bu sinema bitmiş diyoruz tam sezonun ortasında sürpriz filmler çıkıp öngörülerimizi yerle bir ediyor. İşte Kurtuluş Son Durak bu filmlerden biri. Dönemimizde kadına şiddet almış başını gitmiş, her gün dayak yiyen bir kadın veya ailesi tarafından öldürülen bir başkasının haberini okuyoruz. İşte Kurtuluş Son Durak bu acı konuyu odağına almış. Konunun kendisinin şaka götürür bir tarafı yok ama filmin dili komedi. Kara mizah desek daha doğru. Filmin kadrosu ise önemli isimlerden oluşuyor. Asuman Dabak, Demet Akbağ, Belçim Bilgin, Nihal Yalçın, Damla Sönmez ve Ayten Soykök; bütün bu isimler toplumun içindeki farklı kadın rollerini canlandırıyor.
Eylem (Belçim Bilgin) yeni bir eve taşınır. Sevgilisi Okan ile evlenmesine iki hafta kala terk edilmiştir ve mutluluk yuvası diye düşündüğü ev onun acılarının kalesi olur. Kapı komşusu Gülnur (Ayten Soykök) ve kızı Tülay (Damla Sönmez) sürekli koca-baba dayağı yerler, giriş katında oturan kuaför Füsun (Asuman Dabak), evli bir adamla yaşayan umutsuzca onun kendisiyle evleneceğine inanan Goncagül (Nihal Yalçın), erkek kardeşleri tarafından bunamış babasıyla yalnız bırakılan Vartanuş Hanım (Demet Akbağ) onun acılarına ortak olmak isterler.
Eylem ilk başlarda onlardan hoşlanmaz ama intihar ettiğinde komşularının onu sahiplenmesi ve hayata döndürmesi karşısında o da daha fazla onlara uzak kalamaz. Bu kadınların hepsi erkekler tarafından sömürülüp şiddete maruz kalmıştır. Eylem pes etmez bu zulüme bir dur demek ister. Fakat yıllarca ezilen kadınların öfkesi bambaşka sonuçlar doğurur. Bu beklenmeyen sonuçlar toplumun da dikkatini çekecek ve bir sosyal etkisi olacaktır.
Film dediğimiz gibi kara mizah. Eylem’i canlandıran Belçim Bilgin bir önceki filmi Aşk Tesadüfleri Sever’den çok daha iyi bir performans sergiliyor. Daha perdede gözüktüğü ilk andan itibaren onu tanımakta zorlandım. Hem oyunculuğunu hem fiziğini sinema için çok iyi kullanmış. Tabii ağır toplar Demet Akbağ ve Asuman Dabak da lezzetli oyunculuklarıyla filme çok şeyler katmışlar. Filmin “küçük cadısı” Damla Sönmez kabiliyetli oyunculuğunu bu filmde de devam ettiriyor. Onu daha çok filmde görmek istiyoruz.
Bir de filmin sürpriz ismi vardı, o da Nihal Yalçın. Muhteşem oynamış. Hem sesini, hem vücudunu, hem üzerine çevrilen kamerayı harika kullanmış. Damla Sönmez’in annesini oynayan Ayten Soykök de kadroyu iyi tamamlamış. Bu kadar iyi kadın oyunculukların bir arada olduğu bir film hatırlamıyorum.
Tabii erkeklere de bakalım. Yavuz Bingöl böylesi acı bir konuda bile bize kahkahalar attırdı. Önemli filmlerde oynamış olan Bingöl’ü en zevkle bu filmde seyrettim. Muhteşem bir espri gücü. Onun bu kadar komik olabileceğine inanmazdım. Ahmet Mümtaz Taylan ile Yavuz Bingöl öyle bir ikili oluşturmuşlar ki erkeklerin bütün zayıf yanlarını esprinin ince süzgecinden geçirmişler. Bir de Mete Horozoğlu var.
Bu kadar iyi ve kalabalık bir oyuncu kadrosuyla baş etmek üstelik onlardan iyi performanslar almak, birbirlerinin altında ezdirmemek ancak iyi bir oyuncu yönetimiyle olur. Yani yönetmenin hüneridir. İlk filminde bunu başaran Yusuf Pirhasan’ın bundan sonraki çalışmalarını merakla bekliyorum. Yönetmenin senaryo ve sinema dili için biraz daha tecrübeye ihtiyacı olduğunu yadsımadan böylesi bir ilk filmi alkışlıyorum.
Bu filme gidenler kahkahalarla gülecekler ama biraz da düşünecekler. Özellikle erkekleri bu filmi seyretmeye çağırıyorum.